10 Ağustos 2010 Salı

Zul'm-ü Âbad : Ne anlatıyo bu_?


insanoğlu yanlışlarıda var doğrularıda ama yanlışı yada doğru kim belirledi? İlahi bir doğruluk yada yanlışlıktan bahsetmiyorum. Sadece anlamını bulmaya çalıştıkça dahada anlamsızlaşan hayatın içinde anlam bulmaya çalıştığım ufak bir mevzu bahsettiğim... İşte bazende böyle çelişkiler olabiliyor. Git gide anlamsızlaştığını bile bile neden kurcalıyorum hala? Soruyorum kendime ama bazı soruların cevabı yok yada lugatımda cevabını oluşturacak kelimelerim yok. Eğer öyleyse demek oluyor ki daha çok bilmem gereken var. Belkide bu ihtimal üzerine gidiyorum, ben bile bilmezken kim bilebilir?
Ne oldu insanlara, ne oldu bize? Neden değiştiler, neden değiştik? Tamam karşılıksızdı her şey ama bu duruma geleceğini bilseydi belkide yapmazdı hiç bir şey...
Aklıma takıldı sordum;
1-gerçekten karşılıksızmıydı herşey?
2-evet.

1-peki neden kalbin kırıldı ozaman?
2-onca şey yaptım bak düştüğüm durum bu!

1-hani karşılıksızdı neden kırıldın ki?
2-kırıldığım bu değil. Evet karşılık beklemedim beklemiyorum ama beynikurcalayan şey; evet hep ben yaptım bir şey beklemeden ama nedense değer derecem düştü ben iyi niyet savurdukça. hata bendeydi belki, aslında çok çabuk bulunan zamanla değerini yitirir. çok kolay ulaştılar kalbime, çok savurgan oldu sevgim belkide, tersini yapanlara paha biçilemiyor uzun zamandır. İşte insanın kalbini, beynini yıpratan bu ama adaletliler bir yönden bakıncada, hiç yoktan eşit davranmadılar, bir fark olmalıydı elbet. Ama baskül bana gelince bozuk gösterdi heralde, matamatiksel bi yanılgıydı onlardaki ve işte buna kırgınım benim değerlerim duygusaldı kalpten gelen içten okşayan, onlar fazla bilimsel yaklaştılar olaylara ondada başarısızlar ya neyse...

1-genede hata sende değil mi? kural açık ve basit değil mi? okadar değişme kararı aldın, başaramadın hala aynısın. iradenin zayıflığı değil mi bütün bunlar? onlara kızmaya ne hakkın var?
2-evet her şeyi ben yaptım hatalarımı yüzüme hiç korkmadan çarptılar hiç korkmadan yol verdiler vicdanları çok rahat. evet her şeyi ben yaptım onları düşünerek hatalarını uygun dille anlatarak düzeltmeye çalışarak hissettirmeden. bende buldukları hataları kendileri hiç sıkılmadan yaparken; susarak...

1-en büyük haksız sensin bencede zamanında yapmadın bir şeyler artık sorgulamak sadece seni yıpratır herkes kendine bir çıkış yolu bulurken yolda tek başına kalırsın, bunun farkındamısın?
2-evet , aslında çokta sorun değil hatta umrumda bile değil, zaten yanlızım değişen bir şey olmaz. evet tek suçlusu benim. ama gerektiği gibi yaşamaya, yapmaya hazırım. her ne kadar en sonunda hep bir şeylerin benim hatam olduğunu iddaa edeceklerini bilsemde. hazırım ve bu seferki çok farklı...

Anlamsız gelen cümleleri anlamanın tek yolu olayın içindeki kişilerden olmak sadece. Çünkü çoğunuza anlamsız cümlelerim.

Öğrendim, hayat çok iyi bir öğretmen bana göre. Belki çok yüklendi, belki çok acıttı yüreğimi ama o aşındırdıkça dahada sertleşti kalbim. Çok hataya düşürdü beni bilerek, çok küfrettim ama hatanın tek olması gerektiğini öğretti bana, düştüğün hataya ikinci defa düşecek kadar saf olmadığımı.
Sadece kendimi düşünmeyi öğretti, sadece 3-5 istisna yaratabileceğimi.
Kendi doğrularımı çizmeyi esnek tutmamayı öğretti, ne kadar esnek olursa o kadar zayıfladığımı.
Her şeye anlayışlı olmamayı öğretti, sonucunda neler olduğunu.
Üzülmemeyi öğretti, zaten değmediğini.
O kadar şey öğretti hayat, o kadar şey öğretmesine rağmen, ona bağlanmamayı öğretti.
o kadar zorlukla, acıyla öğrenilen bilginin değerini öğretti. Ve biliyorum...


İnşaallah okumasını isteğim insanlarda tenezzül edip okurlar. İnşaallah aralarından biri zeki çıkarda çözebilir ruhumun karmaşasını...(hiç sanmıyorum ama...)
Herkes üstüne alınsın, herkese kelimelerim, cümlelerim ve içindeki anlamı..!

1 yorum:

  1. yüreğimin aşınması..
    bunu düşündüm ve içimden bir şey bir parça koptu sanki.

    bak işte olmuyo biz anlaşamıyoruz hayatla. hayatın bize sunduklarıyla da anlaşamıyoruz. olmuyo oğlum işte. çaba çok gereksiz bir şey bence. sevmeler,sevilememeler,üzülmeler,nefret etmeler,ağlamalar. bizden büyük şeyler. bize büyük kıyafetler. sürekli paçalara takılıp düşüyoruz. ya da biri ayağını uzatıyo sırf bizi düşürmek için. aşağıya çekmeye çalışıyolar. çekiyolar da. ama bir yere varamıyolar. biz aşağıya iniyoruz inmesine ama onlar hala aynı yerlerindeler. bir işe yaramıyo yani. yükselemiyolar. hep beraber batıyoruz.

    söylesene şu hayatta kim senden daha önemli? bencillik değilki bu. hem sözü bile var;önce can sonra canan diye. tüm dünya bunun farkında bir sen uzaylısın anlamıyosun. kendini düşün biraz.

    her şeyi geçtim. bazen seni çok iyi anlıyorum. öyle bi duruma geliyoki insan bazen yok yani çıkış yolu yok kurtulamıyosun. düşünüyosun kim bana yardım edebilir kim çekip çıkarabilir beni bu durumdan. cevap suratına tokat gibi çarpar;KİMSE. o sana çok şey öğreten hayat bazı durumlarda tek çarenin kendin olacağınıda öğretmiş olsaydı şu an çok mutlu olurdun.
    en azından ben öyle düşünmüştüm.

    kalbimdeki parça hala dolmuyo.
    çok zıt düşünüyoruz dedin ya geçen gün. hani ben anlayışlı olmak istemiştim sense daha sert. ben anlayışlı olamadım sende sert olamadın. olmadı yani. insanların gördüğü farklıda olsa yüreğini aşındıran hayat seni sert biri yapmıyo. sen öyle gösteriyosun ama yüreğin erimeye devam ediyo.

    bu arada ölmedim. yalnızca kan kaybediyorum.

    YanıtlaSil